Belgin asıl sorunda burada, bak geçenlerde bir arkadaşıma dibe vurmalar çok güzeldir biliyormusun ve ben çok severim dedim. Kalkarkn neler neler öğreniyor insan. başın dik kalkıyorsun.
Ama gün geliyor sen güle oynaya adım attığın ve artık ne olabilir ki dediğin anda bu ne şimdi diyorsun.
bu yeterince güçlü olmadığından değil bu üstelik. Onların yeterince insan olmadığından.
Myeveleri çalma kısmına birşey diyemeyeceğim Efsam... Ama kabuk kırma kısmına katılamıyorum. Öyle bir gelsin ki gelen tüm kabukları kıracak cesarette olsun... Hem seninkileri, hem kendisininkini... En başta acısa da kabukları kırmak iyidir iyi:)
Ruyayla malesef, ama bırak biz dogru olanı yapmaya devam edelim
Arzu, ben benimkileri kırdım ve üzerime geçirdiğim maskelerimi çıkardım da. Karşımdakindende bunu görmeyi beklerken, çok farklı şeylerle karşılaşıyorum. Ve o zaman neden diyesi geliyor insanın, sorguluyorsun. ben bu kadar güzel yaklaşıyorken, sen neden kendini sakınıyorsun. bazıları çok bencil oluyorlar hep bana hep ben diyorlar. Ha şu varki benim üzüldüğüm noktalardan bir tanesi de; bile bile lades deyişim. insanlara şans vermek gibi bir zaafım var.
yazına yazmak için sarıldım tuşlara da yorumunu okuyunca daha bir farklı oldu herşey... ama yine de ve yeniden kırmalısın kabuğunu efsa, karşındaki bunu anlamamış olsa da, anlayıp kabuğunu kırdığında anlamszı bulsan da yaşadıklarını, kırmak gerek kabukları gerçek sevgiyi bulmak için her seferinde yeniden kurumak ve içindeki yeşereni bulmak için yeniden kırmak... sevgilerimle... Not: neden bilmiyorum ama bazen seni kocaman kucaklamak geliyor içimden... Kocaman ama :)
Evren kırdığın yanlızca hayal oluyor. bile bile lades deyişine ve onların kaybettiklerine üzülüyor halde buluyorum kendimi. Hani kaybettiğime değil, onların beni kaybettiğine daha çok üzülüyorum. çünkü ortaya guzel seyler cıkacagını biliyoum.
ah benim bir sevgi arzısı oluşumdandır. Ama sen bekleme hep sarıl bana. bazen gerçekten ihtiyacı oluyo insanın.
Dolunay evet guclu, yıkılmaz. aslına bakarsan dısta boyleyim. Ama burada iç dunyamı saklamadıgımdan daha naif kalıyorum.
Kırarlar, kırabilmesinden hoşlanırsın. Kabuksuz birinin karşısında durabilmekten... Sonra... ... Başkaları için yeni zırhlar, yeni silahlar... Kat, kat kabuklar, yeniden ...
Lilium.. Özledim desem anlarsın değilmi? Biz her seferinde kırılan kabukların yerine bir yenisini eklerken, güçleniyormuyuz, yoksa derimiz daha mı nasırlanıp değişiyor bilemiyorum.
ne diyordun... "Önce dokunacağım sana, usul usul… Sonra elimi daldıracağım etine. Acıyacak. Belki bağıracaksın. Kendi sesinden korkarsın, sus."
evren korkuyorum, her defasında kabuklarını kıran olmaktan, güçlenemiyorum bile... Allah ın bir kulu da maskesiz çıkmıyor karşıma, işte Tagorun bir şiiri vardı düşünüyorumda diye. biliyormusun bilmiyorum. Aynı o şirrdeki gibiyim ben.
bu tür insanlardan nedr öncelikleriniz diye bir sıralama yapmalarını istesek, insanlıklarının ilk üçe girmediklerini göreceğimiz gerçeği şaşırtmaz beni... değerler herkes için farklıdır ve bizim gibi insanı, yüreği, sevgiyi, dürütlüğü ilk sıralara koyan insanlar hep hayal kırıklığı yaşarlar ama bu bizim gibiler yok demek değildir... karşılaşmak için o muhteşem an gelmemiştir sadece :)
bakarım birazdan. Benim 3 adet şarkı var dinlediğim hüzünlendiğimde. 2 sinin adını bilmiyorum. bir diğeri ise klibini bile tek başına izlemek bir zevktir benim için. josh groban / perte
Hani böyle bastırılmaya çalışılan çocukluğumuz gibi bastırdığımız, ağzımızdan pıııpppssssttt sesi çıkarya öyle bir hale girdim.
Şimdi ilk olarak açtım, tımtımı tımtımı müzik çıkınca bu ne be dedim. sonra aaa benim saf efsam milletin duygusal anlayışı seninki gibi olacak değil ya dedim. video japonlara geldiğinde kahkaha attım. sonuç olarak: ayaklarım tempo tuttular. hatta eteğim olsa kenarlardan tutup terliklerimi fırlatacaktım.
umudunu ve diğer hislerini, iştahla kırar insanlar. ahmak eğlencelerine meze olur o zar zor yetiştirilen meyveler. ne yazıktır ki yapılabilecek her şey ekmeklerine yağ sürme sonucunu doğurur... ne acı di mi?
Duygusalız bugün,hadi hayırlısı(=
YanıtlaSilKiriyorlar Efsam kiriyorlar, ne meyve kaliyor, ne cicek, ne dal, ne budak....
YanıtlaSilperim, öyle... özenle yaklaştığın yerlerden geliyor, sarsan çizikler. Beklentisiz yaklaşsanda, bu kadar da yapma dedirtiyor insanlar.
YanıtlaSilBelgin asıl sorunda burada, bak geçenlerde bir arkadaşıma dibe vurmalar çok güzeldir biliyormusun ve ben çok severim dedim. Kalkarkn neler neler öğreniyor insan. başın dik kalkıyorsun.
YanıtlaSilAma gün geliyor sen güle oynaya adım attığın ve artık ne olabilir ki dediğin anda bu ne şimdi diyorsun.
bu yeterince güçlü olmadığından değil bu üstelik. Onların yeterince insan olmadığından.
O kadar çok hırsız var ki.. Akıllarına koymaya görsünler, yıkıp dağıtarakta olsa alıyorlar :(
YanıtlaSilMyeveleri çalma kısmına birşey diyemeyeceğim Efsam... Ama kabuk kırma kısmına katılamıyorum. Öyle bir gelsin ki gelen tüm kabukları kıracak cesarette olsun... Hem seninkileri, hem kendisininkini... En başta acısa da kabukları kırmak iyidir iyi:)
YanıtlaSilNot:Bu bir dilektir eleştiri değil...
Ruyayla malesef, ama bırak biz dogru olanı yapmaya devam edelim
YanıtlaSilArzu, ben benimkileri kırdım ve üzerime geçirdiğim maskelerimi çıkardım da. Karşımdakindende bunu görmeyi beklerken, çok farklı şeylerle karşılaşıyorum. Ve o zaman neden diyesi geliyor insanın, sorguluyorsun. ben bu kadar güzel yaklaşıyorken, sen neden kendini sakınıyorsun.
bazıları çok bencil oluyorlar hep bana hep ben diyorlar.
Ha şu varki benim üzüldüğüm noktalardan bir tanesi de; bile bile lades deyişim. insanlara şans vermek gibi bir zaafım var.
Öyle insanların hiçbirine bile selam verme aslında kalsınlar kıçının üstünde.İyi yüreğini üzmelerine izin verme efsam
YanıtlaSilPerim sadece dediğim gibi şans verme zaafım var :) ama bunları desemde bir akrebin kirli kanını da taşıyorum. şans verip unutmamak iğrenç bişiy.
YanıtlaSilyazına yazmak için sarıldım tuşlara da yorumunu okuyunca daha bir farklı oldu herşey... ama yine de ve yeniden kırmalısın kabuğunu efsa, karşındaki bunu anlamamış olsa da, anlayıp kabuğunu kırdığında anlamszı bulsan da yaşadıklarını, kırmak gerek kabukları gerçek sevgiyi bulmak için her seferinde yeniden kurumak ve içindeki yeşereni bulmak için yeniden kırmak... sevgilerimle...
YanıtlaSilNot: neden bilmiyorum ama bazen seni kocaman kucaklamak geliyor içimden... Kocaman ama :)
guçlu olmak lazım .
YanıtlaSiltüm kabuklar kırılsın :)
YanıtlaSilkahrolsun kabuklar :)
YanıtlaSilEvren kırdığın yanlızca hayal oluyor. bile bile lades deyişine ve onların kaybettiklerine üzülüyor halde buluyorum kendimi.
YanıtlaSilHani kaybettiğime değil, onların beni kaybettiğine daha çok üzülüyorum. çünkü ortaya guzel seyler cıkacagını biliyoum.
ah benim bir sevgi arzısı oluşumdandır. Ama sen bekleme hep sarıl bana. bazen gerçekten ihtiyacı oluyo insanın.
Dolunay evet guclu, yıkılmaz. aslına bakarsan dısta boyleyim. Ama burada iç dunyamı saklamadıgımdan daha naif kalıyorum.
absalom kahrolsun kabuklu yaşayanlar. :)))) kaplumbaga kılıklılar.
Kırarlar, kırabilmesinden hoşlanırsın. Kabuksuz birinin karşısında durabilmekten...
YanıtlaSilSonra...
... Başkaları için yeni zırhlar, yeni silahlar... Kat, kat kabuklar, yeniden ...
Lilium.. Özledim desem anlarsın değilmi?
YanıtlaSilBiz her seferinde kırılan kabukların yerine bir yenisini eklerken, güçleniyormuyuz, yoksa derimiz daha mı nasırlanıp değişiyor bilemiyorum.
ne diyordun... "Önce dokunacağım sana, usul usul… Sonra elimi daldıracağım etine. Acıyacak. Belki bağıracaksın. Kendi sesinden korkarsın, sus."
derimiz değil değişen efsacım bence yüreğimiz güçleniyor, gelişiyor; her defasında daha fazla sevebilmek için...
YanıtlaSilevren korkuyorum, her defasında kabuklarını kıran olmaktan, güçlenemiyorum bile... Allah ın bir kulu da maskesiz çıkmıyor karşıma, işte Tagorun bir şiiri vardı düşünüyorumda diye. biliyormusun bilmiyorum. Aynı o şirrdeki gibiyim ben.
YanıtlaSilAma neden ya, bu incitme çabası insanlarda.
bu tür insanlardan nedr öncelikleriniz diye bir sıralama yapmalarını istesek, insanlıklarının ilk üçe girmediklerini göreceğimiz gerçeği şaşırtmaz beni... değerler herkes için farklıdır ve bizim gibi insanı, yüreği, sevgiyi, dürütlüğü ilk sıralara koyan insanlar hep hayal kırıklığı yaşarlar ama bu bizim gibiler yok demek değildir... karşılaşmak için o muhteşem an gelmemiştir sadece :)
YanıtlaSilAşkın nur yenginin bir parçası geldi okuyunca aklıma...
YanıtlaSilbekliyorum bekliyorum bekliyorummm, hadi gelin üstüme korkmuyorum. :)
efsa ben hüzünlendiğimde eric cartman dan kyle's mom bitch şarkısını dinliyorum...
YanıtlaSilçok hüzünlüdür ve çok rahatlatıcıdır...
videosunu seyretmen gerek ama...sadece şarkı olmaz...
benim profilimde var favori müziğim...
tavsiye ederim.
bakarım birazdan. Benim 3 adet şarkı var dinlediğim hüzünlendiğimde. 2 sinin adını bilmiyorum. bir diğeri ise klibini bile tek başına izlemek bir zevktir benim için.
YanıtlaSiljosh groban / perte
Hani böyle bastırılmaya çalışılan çocukluğumuz gibi bastırdığımız, ağzımızdan pıııpppssssttt sesi çıkarya öyle bir hale girdim.
YanıtlaSilŞimdi ilk olarak açtım, tımtımı tımtımı müzik çıkınca bu ne be dedim.
sonra aaa benim saf efsam milletin duygusal anlayışı seninki gibi olacak değil ya dedim.
video japonlara geldiğinde kahkaha attım.
sonuç olarak: ayaklarım tempo tuttular. hatta eteğim olsa kenarlardan tutup terliklerimi fırlatacaktım.
efet...budur.
YanıtlaSileteklerini tutup tans etmek..ve terlikleri fırlatmak :)
ben hüzünlü olduğumda böle yaparım :)
(etek kısmı hariç :D )
:)) elveda rumelinin müziklerinde de ben böyle yapıyorum. :))
YanıtlaSilBitola Moj Roden Krajjjjjj (bu şarkı çok hoş)
ımm.
YanıtlaSildoğu avrupa halk müziğinden hoşlanıyoruz demek :)
ilk defa dinledim hoştu..
polkalarıda seversin o halde...
bakınız benim sayfamda loituma...yanaklarını sıkmak lazım kategorisinde...
hem ben de mıncırmak dicem benim neyim eksik...
sevdim..çalıcam bu kelimeyi :)
:))) çal bakalım kelimeyi :))
YanıtlaSilyani topuklarımı vura vura dansedemiyorum ama, hoplayıp zıplayabilirim kendi çapımda ben.
ama senin müzikleri hep kovboyların müziği gibi hızlı hızlı. aaaa bak ata ata bindirdim seni. :P
at deme efsaaa
YanıtlaSilat demeee...
:)
demek hoplayıp zıplayabilirsin..
ımm..
tamam yeterli...
napalım :)
yaaa sorma yanlış yazmışım. Aslında
YanıtlaSilpap at ya diyecektim :PPP
* ya bu arada benim yukarıdaki yorum bir garip olmuş yine. dansederken tepinmem diyecektim halbuki :).
çok fenasın :(
YanıtlaSilbiliosun demi...
yalnız efsa bu groban ne menem bişe yahu?
bu sesi hatırlıyorum ama videoda ilk defa şeklini şemalini görüyorum...
tenor mu bu?
nerden çıktı şimdi?
evet tenor,
YanıtlaSilama en çok caruso ve perte parçaları ünlü ve en çok lara fabrian, celine dionla düetleri var. belki buralardan anımsıyor olabilirsin.
pertenin klibini izledinmi? çok güzel dansediyorlar, ben böyle ayran budalaları gibi bakıyorum o çifte her seferinde.
per te yi imesh den indirdim orkestrayla söylüyo...
YanıtlaSiltans yok...
nerde o tans?
http://www.youtube.com/watch?v=F3nlOm5FwUk
YanıtlaSilburada goruntu kötü ama bir parça fikir verir.
iyi tatillerrrrr.
umudunu ve diğer hislerini, iştahla kırar insanlar. ahmak eğlencelerine meze olur o zar zor yetiştirilen meyveler. ne yazıktır ki yapılabilecek her şey ekmeklerine yağ sürme sonucunu doğurur... ne acı di mi?
YanıtlaSilVe sanırım ben iflah olamıycam limpidark. Sürekli bir yeşerip kıırlan dallarım var.
YanıtlaSilbenimde dalım var...
YanıtlaSilbenim neyim eksik :)
kahrolsun yeşeren dalları kıranlar...
yaşasın yeşillenmiş dallar...
:)) fındık dalları der gibi oldu bu şimdi :)))
YanıtlaSilben çınar ağacı efendim :) memnun oldum. yıllarca böyle kalıcam.
Gabihlari girmah yassah hemsherim. Ellemeden sevin ey!
YanıtlaSilBi dost
:)) girmek yasak olabilseydi keşke, sanırım tablayı koymayı unutmuşum. Bunu hep yapıyorum.
YanıtlaSil