Büyüyoruz sevgilim..
Sen, henüz yaşanmamış öykülerin İstanbul hecesi oluyorsun benim için.
Ben ise, şu sıralar kaybedilmiş heveslerin son kırıntılarında gizleniyorum.
Nefeslerimizi tutar gibiyiz..
Mum bakışlara sahip gözlerimizle, günden güne eriyoruz..
Sonra an geliyor ritüel sevişmelerin karabasanı basıyor üzerimize..
Büyüyoruz sevgilim..
Sen artık suratımı öpmekten vazgeçip, sıfatıma odaklanıyorsun mesela.
Adınla başlayan sabahlarım, "günaydın"lara yenik düşüyor.
O anlarda içi kof ağaç kabuklarından oluşmuş insanlığa benziyoruz.
Açıldıkça kırılan kalemlere dönüşüyor yüreklerimiz.
Delen, çevrildikçe kanırtan bencillikleri yutuyoruz öğün başına.
Kendi kibritini elinde tutan melekler gibiyiz sevgilim..
Kanatlarımızın yanmasından korkmadan, yakıyoruz her birini.
Yinede seni seviyorum.
İçine çektiğin her nefes yüzüme karbondioksit çarptırsa da.
Evet, gerçekten açıldıkça kırılan kalemler gibiyiz sevgilim..
Basit yada adi olduğumuz için değil, içimizdeki fazla kurşundan dolayı delirir gibi seviyorum seni.
* 5. yılında da hac çıkmadı diye üzülüp ama hac parasını eve harcayan ama son dakika gölü ile ek kontenjan sayesinde hac çıkan bir ailenin mensubu olan Efsa.. Sevgili kızımızı satışa çıkardık mecburen..

