"Ağaçlar, aşık olduklarında eğilirmiş rüzgarlarına...!"
Adımın anlamının neden bir ağaç olduğunu, seni
tanıyınca daha iyi anladım...
Miladım..!
Zamana
uyum sağlamış,
Kırmızı
ışıkta birbirini bekleyen iki insanız biz.
Aramızdan; arabalar, insanlar, gündelik olaylar, çarpışanlar, kağıt parçaları, yağmur damlaları ve rüzgarlar geçiyor..
Biz birbirimize yansıyoruz..
Biliyor musun?
Sen görmüyorsun ama senin
içinde bir sürü sokaklar var..
Bir
çok insanın fark etmeden geçip gittiği yerlere, ben seviniyor, tenhalarında kaybolmak istiyorum..
Yokluğunda
vatanına hasret insanlara dönüşüyorum
Öyle
özlüyorum ki, bir görsem eğilip öpeceğim sanki ellerini..
Seni düşünmek güzel şey..
Eski şehir mahallelerine dönüşüyorsun zihnimde.
Eski
evimizi andırıyor sanki her bir boşluğun..
Şimdi bir resmin üzerinden dudaklarına
bakıyorum..
Bakarken
kayboluyorum..
Bil
ki benim için, boynunda uykular saklıyorsun bilmeden.
Boynun
huzur..
Rüyalar
görüyorum.
Boynun
tutku sarmaşığı, beynime uzanıyor..
Gözbebeğime
saklan sevdiğim.
Kirpiklerimde
sana özenim.
Gel..
Çünkü biliyorum ki, beraberken çok güzeliz biz.
Çünkü biliyorum ki, beraberken çok güzeliz biz.
Adam!
Uyuma!
Taşırmadan, usul usul çizmek istiyorum seni hücrelerime..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Söz uçar, yazı kalırmış...