7 Temmuz 2009 Salı

Masal / Tuğlalar




Hani gözümüzün önünde olanı göremeyiz ya bazen. Gördüğümüz an ise gerçek suratımızda patlar... Onun gerçekleri de öyle idi. Bir gün etrafına alıcı gözlerle bakmaya başladığında: "Buraya kadarmış" dedi. Elleri ile ördükleri duvarları yıkmaya başlamıştı nicedir. "Hiçbir şeye değil de bu duvarlara acıyorum belki de" diye düşündü kadın ve yazmaya devam etti.
Çevremizden etkilenmemek adına ikimizi kapsayan duvarlar örerken, bilmeden kendi eksenimizi de örmüşüz. Ne acı... Her bir tuğlayı geriye çektiğimizde, hatalarımızla yüzleşir buldum kendimi. Unuttuğum incinmişliklerimi ve söyleyemediklerimi; hırçınlaşıp sözcüklerin zehirli dilini kullanıp kırdığım, bazen bunalttığım seni anımsadım. Sadece hayatımızda bir şeyler olacaksa hep mükemmel olmalı, rayında gitmeli diye düşünmüştüm. Yanlış konulan bir tuğlayı seni uygun şekilde uyarmama rağmen düzeltmiyordun. Ve ben sonra unuttuğum hatayı fark ediyor ve o tuğla için tüm yapılı bir duvarı yıkma çabasına girişiyordum. O yamuk tuğlanın orada durması, senin çabasızlığını yüzüme vuruyor gibiydi.
"Neden" diyordum, "bu kurulu düzen içindeki eksikleri veya yamuklukları fark edemiyor."Görsen de hiç denemedin, bosverdin, öyle de yaşanır sandın, kendin uzaktaydın çünkü ara sıra fark ettiklerin gözüne bakmayacak kadar değersiz geldi belki de. Bende bunu hiç affedemedim.
Biliyorum; sen bu satırları okurken daha cevaplandırıyorsun, tüm sözcüklerimde ki gizli sorularımı. Ama bu kez yetmedi işte kelimelerin. Ortada cevaplandırdığın ama asla beni tatmin etmeyen, benden çok kendini inandırmak için kullanılmış kelimelerin ile kalakal istedim. Defalarca şans verdiğimizi bile hissettirmeden, adım adım uzaklaşmamızı izledik birlikte. Etrafıma duvarları ellerinle ördürdün farkında değildin... Değildim... Ama biliyormusun? Ben hep denedim, belki de bu nedenle kendimi suçladığım anlardan sıyrılıp, kendimi affetmem daha kolay oldu senden.


Benimkilerden önce örülmüştü senin duvarların. Bunun için bana hep kendimi suçlu hissettirme yoluna gittin, kendi yapamadıklarını benden bekledin. Ben yapmadıklarını yapınca da, sana ihtiyacım olmadığını anlamamı sağladın. Sonra ne oldu biliyormusun, benim yüzümden birbirimizden uzaklaştığımızı düşündüm. Konuşamamanın, ortak paylaşım alanlarının darlığının bizi çözümsüz ve sığ bir alana sıkıştırdığını sandım. Denediğim tüm girişimleri sonuçsuz bırakan hayat şartları sandım, seni hiç suçlamadım, suçu hep kendimde aradım.


Biz hiç kavga etmedik seninle? Defalarca birbirimizi incitmekten kaçınıp son anda tuttuk öfkelerimizin dizginlerini, sonra eski yalnızlıklarımıza geri döndük. Çözmek yerine susmayı tercih ettik. Neden? Neden bir kez olsun bana haksız taraflarımı bağıra çağıra söylemedin?Neden öfkeli görmedim hiç seni?


Hep merak ettim biliyormusun? Bir ayrılıp bir barışan, sürekli birbirlerini hep seven hem yeren insanların davranış biçimlerini... Biz hiç böyle değildik. Biz birbirimize hep güvendik. Birbirimizi kırmaktan korktuk. Değer mi dedik üzmeye? Tamiri zor sözcükleri söylemekten çekindik... Değiyormuş, insanları hataları ile yüzleştirmek gerekiyormuş...


Senden sonra ne oldu biliyormusun? Hayır, hiç bilmedin? Hiç fark ettirmedim sana? Sadece bir kez verdiğim tepkiyi gördün, incinmişliğimi gördün... Yanımda koltukta oturuyor ve duymayı hayal bile edemeyeceğim şeylerle yüzleştiriyordun kem kendini, hem aileni, hem beni. Kafamı çevirip sana baktım inanamamazlıkla... Bakışıma "üzgünüm" diyen ifade ile karşılık verdin. Ama bu bakışta "imkanım olsa, yine giderdim" ifadesini yakalayınca çevirdim başımı... Kucağımda duran ellerime, oradan ayaklarıma, oradan halının çizgilerine baktım... O anı hiç unutmadım.


Yıkıldım sanmıştım, bir daha toparlanamam... Ne halt edeceğimi bilmeyerek geçti ilk aylarım. Ben özene bezene yaptığım tuğla duvarlarımızı işte o gün yıkmaya başladım. Kendi ellerimle yaptım bu evi, yine kendi ellerimle yıkarım hesabı, tek tek yüzleştim her biri ile. "Çevremizden etkilenmemek adına ikimizi kapsayan duvarlar örerken, bilmeden kendi eksenimizi de örmüşüz. Ne acı..." Zamansız daha kurumadan konulan tuğlalardı bizimkiler. Fazla hava alınca evimizi ısıtmaya yetmedi hiç bir sıcaklık. Çatladı birer birer... Yanlış konulan içi doldurulamayan tuğlalardı bizimkiler. Eksik kaldık...


Şimdi hiçbir şeye değil de verilen emek emek üretilen tuğlalarıma acıyorum bazı bazı dedi ve sustu kadın...





Resim alıntı


9 yorum:

NoSTATIC dedi ki...

en baştan yanlışlık yapmışız...henüz sağlam zeminlerimiz yokmuş duvarlarımızı üstüne koyacak.zemin sakatken,örmeye çalıştığımız tuğlaların altında kalmışız...hiç bir zaman kavga edememişiz çünkü minicik bir ses dalgasından yıkılırmış duvarlarımız...keşke çok sağlam olsaydı zeminlerimiz derken hayata zemin olmuşuz!!

efsa dedi ki...

Sanırım yeterinde karılmadan, işte olduk sanmışlık. Yanlış yerleşim, bozuk zemin... daha bir sürü etken.

Eşekten düşmüşü, düşen anlar hali bizimkisi :)))) yalnız ilk kez eski eşimden ve hatalarımızdan bahsettim bu kadar derin. hatta yazacak ne çok şey varmış şaşırdım. Bir saygı için yazmamıştım bir çok olayı. Sonuçta bir cevapsız kalma durumu vardı. ama ne benim için nede kızı için bu çabasızlığı bu kadar da olmaz dedittiriyor bazı bazı. herhalde daha devamı gelecek bunun.

sufi dedi ki...

Efsa'cım;
Konuşmak aslından birçok problemin üstüne çizik atmaya yarayabiliyor.Temelleri sağlamlaştırmaya yarıyor.Aman şimdi canını sıkmayayım, aman tadımız kaçmasın diye bekletilen kırgınlıklar fay hattı gibi insan ilişkilerini derinden sarsabiliyor.Anında müdahale ve "sen ne demek istiyordun? Bu sözle amacın neydi? Bu hareketin sebebine açıklık getirebilir misin? "gibi soruları ve daha nicelerini kendimize sorar gibi sormak hem samimiyet belirtisi hem de duvarsızlık ve saydamlık yaratabilirdi.Neyse biz geleceğe bakalım mutluluk birlik ve güzellikler dileyelim senin için.Sevgilerimizle.

eczahaneci dedi ki...

emek emek üretilen tuğlalar kısmı yanlış olmuş,tuğlalar seri üretimle yapılıyor,fabrikasyon yani.duvar örerken tek tek emek harcanarak örülüyor.ne garip insanın kendi çevresine duvar örmek için emek harcaması.tavsiye:sal gitsin

Burak Kaynak dedi ki...

Yasam boyu hepimiz yapiyoruz bu hatayi.Yanlis tuglarla yanlis evler insa edebiliyoruz.Temennim bundan sonraki hayatinda hep mutlu olman.En guzel gunler seninle olsun.Sevgiyle kal..

JoA dedi ki...

bence harika bir sürece girmişsin efsacım. eşekten düşünce oluşan morlukları hafifletmek ve bir dahaki sefere düşmemek için:) aynı cesaretle yola devam.

papatya dedi ki...

Oglum yine benim laptopun ayarlari ile ilgilenmissin yazan benim aslinda kusura bakmayin..Sevgilerimle

efsa dedi ki...

sufi ""sen ne demek istiyordun? Bu sözle amacın neydi? Bu hareketin sebebine açıklık getirebilir misin" gibi soruları...

işte benim özrüm bu. eçiştiriyorum. Sadece bir kişiye dürüstçe sorabildim ne demek istedin veya bak ben buna kırıldım diye.. o kişi ile de ilişkim hep aynı seviyede kaldı böylece. hiç ileriye gidemedi. İçimde bir yer o kadar güvensiz ki, sevilmeme kaygısı taşıyor. O sözcükleri kullanırsam tenkit gibi aktaracağım sanıyorum. benden uzaklaşılacak diye ödüm kopuyor ve taviz veriyorum. bu yaşadığım çelişki anlatabiliyormuyum


Eczahaneci başaracağımı biliyorum. ama bir yapım varki herşeyin sırası gelince yaşanacağına inanıyor. Zamansız yaşamak istemiyorum hiçbir şeyi. O nedenle bekliyorum ki öğrenebileyim kendimi sevmeyi.



Joa deniyorum elimden geleni yapıyorum kendim için, iyi ve doğru hissedebilmek için. Ama bir bakıyorum doğru dediklerim aslında doğru olmayabiliyorlar. şaşırıyorum. Neye inanmalıyım? çelişkisi yaşadığım...


Papatya bende dedim ki. o yaşta bir delikanlı için cümle kuruşu çok güzelmiş. :) sonra sabah senin mesajını gördüm.

ibrahim ortaç dedi ki...

bazen hatalı tuğlalara da göz yumulması göreken anlar olur. hiçbirimiz mükemmel değiliz. gereksiz yere takılıp kaldığınız bir yamuk tuğla belki hep ayağınıza takılır ama zamanla meleke kazanır detayı görmezden gelebilirsiniz. ancak özellikle o tuğla kritik bir yerdeyse düzeltmek için bile yerinden oynatmanız binada onulmaz çatlaklar ve yıkımlar meydana getirebilir... tabi mutlaka her iki insan da ya da en azından biri çok daha fazla elinden geleni yapmıştır ancak yazgıdan ötesi de yoktur genelde... iyilik ve güzellik diliyorum gelecek günleriniz için....

Related Posts with Thumbnails

..