19 Mart 2010 Cuma

Özledim...


Oyunlarımın arasında; eve bir koşu gidip su içmeyi.
Annemin tembihlerini.
Saflığımı,
Küsmeyi,
Barışmayı,
Dizimin kanamasını,
Kabuklarımı yolmayı.
Birbirimizi korkuttuğumuz hikayeleri.

İçini perdeler ile süslediğimiz o eski, terkedilmiş minübüsü.
Seksek oynamayı,
Saklanmayı,
Sobelemeyi,
Ebelemeyi...
Babamın eve elinde ekmek ve çekmeceli çikolata ile gelişlerini.
Festival çarşısından alınmış 1 metrelik kurşun kalemimi.

Çocukça sırlarımı.
İlk kazığımı.
Oyuncak tavşanımı özledim.
Haşhaş tarlasındaki resmimi.
Babamın tahtadan yaptırdığı oyuncak koltuk takımını.
Abimin beni battaniye ile sarıp, sonra salıvermesi,
Yuvarlanmamı.
Annemin babama lakap takıp, öyle seslenmesini.
Babamın sakinliğini...

Yakılan sobayı,
O sıcacık anları...
Patatesi,
Kestaneyi,
Mandalina kabuklarını.
Denize gidelim hadi diyerek yalvarmalarımı.
Salçalı tostu.
Peçete koleksiyonumu.
Karda yuvarlatılmayı.
Saçlarımın okşanmasını.
İlk öpücüğümü.
Salıncakta yükseklere uçmayı.
Duvarlara oturup ayak sallamayı özledim...


* Yaz gelirken 2 kilo almanın dayanılmaz hafifliği içindeki Efsa... :)))
   "Millet gider Mersin' e. Ben giderim tersine". halleri...

18 yorum:

mehbup dedi ki...

Ben de özledim.

Efsa dedi ki...

Şu an ki halimden, yaşımdan, yaşantımda da mutluyum ama o günlerde güzeldi. Anması bile güzel.

Ateş Böceği dedi ki...

ahh çocukluğumun özlemlerii..ne zaman aklıma gelseler burnumun direği sızlar..

çok özeldi çok güzeldi kaygısız telaşsız ..

beenmaya dedi ki...

neyi yazsam, hangisini yazsam diye düşündüm de fark ettim ki ben komple çocuk olmayı özledim...

bu arada seni de özledim :))

Efsa dedi ki...

Ah Ateşim burnumun direği sızlamayalı 1 ay oldu.

herpimiz için çok çok özeldi. En azından ne mutlu ki diyorum, sokaklarda güven içinde akşam ezanı ile içeri giren bir nesil olabilrdik.

Efsa dedi ki...

Hatırlaması bile çok güzel değil mi Mayamm.

Bende seni çok özledim. :(

beyazın istilası dedi ki...

okumaya başlarken önce yüzümde tatlı bi' gülümseme oluştu..sonra farkettim ki çocukluğumuz bile hep aynı birbiriyle...
aynı şeylerden şikayet ediyoruz, aynı şeyleri özlüyoruz, aynı hayalleri kuruyoruz belki de...
hepimiz aynımıyız acaba özünde...yaşanan her hayat aynı mı aslında...
salçalı tost, mandalina kabuğu, kar soğuğu, yaz sıcağı...
aldığımız kilolalrımız..geride bıraktığımız aşklarımız ve dizlerimizdeki yaralar...
ne tuhaftır, yaraların iyileşebileceğine inanamıyor insan yetişkinliğinde, hiç geçmeyecek sanıyor..ama çocukken sanki hiç geçmesin diye uğraşıyor, kabukları kaldırarak... yetişkinliğe hazırlık belkide farkınd aolmadan...acıya alışmak..acıyı sevmek...
dizlerimizde kabukları soyulacak yaralar yok artık...
ama ya içimizdekiler...
sevgiyle kal...

Ateş Böceği dedi ki...

beni özlemediniz mii :(((((

SeRiOuuS dedi ki...

Her yaşın farklı bir güzelliği var tabiki ama eskiden herşey daha bir eğlenceliydi sanki, hayatın yükü bindikçe omuzlara yaşananlar o zaman ki kadar tad vermiyor ne yazik ki..

sufi dedi ki...

Küsmeyi barışmayı hala yapıyoruz, biz mi salıncakta sallanıyoruz salıncak mı biz de sallanıyor işte orası şüpheli.Sevgilerimle.

papatya dedi ki...

Efsa´cim, ben de cok ozlediiimmmmmm...
Keske yeniden donebilme sansimiz olsa o gunlere.Bir gune bile raziyim ben..
Sevgilerlmle..

funda dedi ki...

her dönemin ayrı güzelliği ama özlenmeyecek gibi de değil elbet :)

İzDüŞümLeR dedi ki...

Evet ya ağaç tepelerini mesken tutmayı özledim bende .Meyveleri tİşörtüme silip yemeyi, arkadaşlarımla eğlenirken yerlere yuvarlanıp katıla katıla gülmeyi :))

Bu arada senin de varmış çokça yerlere ,karlara atıp kendini yuvarlanma huyun :))

Sevgiler.

Efsa dedi ki...

Beyazın İstilası, bizi bir noktada buluşturan paylaşımlar olması bile güzel tatlım. :) Sevindim şahsen.


Ateş seni kim özlemez cadımızsın sen bizim...


Seriouus, daa keyifli idi. gülecek daha çok şey bulabilmemizdendi sanırım bir noktada da.


Evet haklısın Sufi, hala yapıyoruz, çünkü daha çabuk kırılıyor ve unutmuyoruz incinmişliklerimizi.


Papatya, olsun ya bu zamanlarda güzel, ayrı bir tadı var her yaşın. Hepsi geriye dönüp baktığında güzel hep.


Funda, evet özleniyor ama güzel bir hatırlanma ile benimkiler. Şanslı bir çocuktum ben.


İzdüşümler ne diyorsunnn, büyüdüğüm yerde de dizime dek gelen otlar vardı. onlarda da çok yuvarlanırdım ben :))

win-dy dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş.. iç ısıtan ,gülümseten, hüzünlendirip umutlandıran..

Zeugma dedi ki...

Ben en çok günlerin bu kadar hızlı geçip gitmemesini özledim biliyor musun sevgili efsa?
:(

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Çok güzeldi..okuyunca duruldum biliyormusun..düşündüm, gelenleri gidenleri, özlemleri..en çok özlediğim..saflığım.

İBRAHİM ORTAÇ dedi ki...

şanslısın, çocukla çocuk olabileceğin bir çocuğun var. tüm özlemlerini onunla yeniden yaşaman dileğiyle...

Related Posts with Thumbnails

..