1 Temmuz 2010 Perşembe

Boşluklar



"Kelimelerde ustalaştın ama henüz boşluklarda ustalaşmadın. Zihnini yoğunlaştırdığın zaman elin kusursuz, bir kelimeden ötekine geçerken yolunu şaşırıyor. Bir cümlenin anlamlı olması için arada boşlukların bulunması gerekir, bir müzik eserinde de duraklar.” Poulo Coelho

Bu sözü 1 sene önce bir yorumumda kullanmıştım. İnsanın ihtiyacı olan şeyler, bazen hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkıverir ya... İlk okuduğumda nasıl etkilendi isem ve hayatıma yön verme aşamasında bana yardımcı oldu ise, bugünde öyle oldu.

Hayatlarımız içinde bu geçerli değil mi? Boşluklar olmasaydı dünya anlamsız ve kamakarışık bir yer olurdu. Nefes almak ve vermek arasındaki an gibi. Hep nefes alınmaz...
Her sene tarlaya ürün ekilmez. Verim alabilmek için nadasa bırakılır...
Hava her ay aynı olmaz. Bir soğur, bir sıcaklaşır...
İnsanoğlu doğar ve ölür...
Unutulmayan öfkeler zamana bırakılır. Sakinleşmeyi boşluk verdiğiniz anda öğrenirsiniz...
Sürekli koşamazsınız veya sürekli yürüyemezsiniz...

* Biraz kendime dönesim geldi... Hayatımda bir şey dışında herşey geriye doğru bir ivmeyle ilerliyor gün geçtikçe. Umudumu hiç kaybetmedim bugüne dek. Ama bugün dokunduğum şeyleri elime yüzüme bulaştırmaya başladığımı anladım. Kendime, işime, derslerime bulabileceğim mazeretler üretir olmuşum. Sanırım artık ihmallerimin farkına varma zamanım geldi. Ben bir türlü kabullenmek istemesemde...
 Bugün biraz canı sıkkın Efsa...

* Görsel

15 yorum:

dümbelekk dedi ki...

Lodosmu esiyor oralarda :)

Lodoslu günler deki ruh halimi hatırlattı bana yazdıkların.

Bazen lodos olmadan da olduğu oluyor. En son bir ay önce oldu, hemde 3 gün felan sürdü :(

Allaha şükürki bu ruh hali çok uzun sürmüyor, aslında süremiyor, bünye bir şekilde çözüm üretiyor, üretemediği durumlar ise, neyse gerek yok oralara kadar gitmeye.

Bak ne diycem gerek ve yeter şartlar uygunsa eğer, hafta sonunu tatil yaparak geçir, değişiklik iyi gelir. Hemde cumadan çık bence, ama laptopunu yanında götür yazısız bırakma bizi :)

Efsa'nın yazı yazmasına sevinen ama keyifsiz olmasına üzülen dümbelekk :)

Efsa dedi ki...

Daha yeni tatilden geldim 3 gün oluyor. :(((

Elif Gizem dedi ki...

aslında geriye doğru bir ivmeyle ilerlemiyor herşey. biraz kendine dönesin gelmiş. bu zamanlarda herşey de daha detaycı oluyor insanda. fazla sorguladıkça çok daha fazla boğuluyoruz sanki. bu arada bu söz bugün bana öyle iyi geldi ki. boşlukları sevdim. teşekkür ederim tekrar.

dümbelekk dedi ki...

O zaman bol bol sinamaya git. Fıstık gibin filmler geldi. Mesala alacakaranlık serisinin 3. sü...

Edward ve bella. Bella da bella ama hee... :) (edward kısmı beni ilgilendirmiyor)

Bence sen tatil dönüşü andropozu :) yaşıyosun, tek ilacı zaman yakında geçer merak etme he-he :)


Biraz önce şu 2009 nisan 03 de yazdığın yazıya denk geldimde, ne çok özellik varmış öyle, hepsi uysa kilodan kaybediyo insan :))))

Henüz Efsa'nın blogundan başka okumaya değer blok bulamayan(şimdilik aramalarım devam ediyor) dümbelek...

Efsa dedi ki...

Sen olmasaydın ben içimi dökmeyecektim Elif. Çağrışımı yaptıran sensin.

Efsa dedi ki...

Dümbelek bubloga ne şekilde ulaştığını biliyorum da, bu kadar okunmaya değer bulmana şaştım doğrusu. Canın sıkıldıkça okuyorsun her gün. :)) benden nice okunmaya değer insan var emin ol.
onun dışında valla sevgilimde zayıf ama ben onu öyle seviyorum. :)

dümbelekk dedi ki...

Yaw ne şekilde ulaştığımı ben bile bilmiyorum sen nerden biliyon :)

Şu daha güzellerin linklerini verde çeşit olsun:) birkaç tane vardı hoşuma giden onları bitirdim(okudum), bide sık yazmıyolar bi sen varsın elde :)

Sen okunmaya değer bulmuyomusun kendi yazdıklarını? ben buluyorum valla, hemde nasıl, tadından yenmiyor, hatta bazı yazılarının içinde kayboluyorum, bazılarını sanki ben yazmışım gibi geliyor, bazen de aklıma, lan bu yazılar alıntı felan olmasın diyorum, sonra, blogun kendi içinde bir bütünlüğü olduğunu görüyorum, bakıyorum dilde aynı, o zaman diyorumki alıntı değil, bunları bir kişi yazıyor.

efsanın şaşırmasına şaşıran dümbelekk :)

Efsa dedi ki...

Bu aralar melankoliye sardım ya, ondan. yoksa beğenmediğim yazıları koymuyorum. hoş bir kaç kısa cumle var ama onlar diğer blogda.

dümbelekk dedi ki...

Diğer blog diğer blog deyip durma sormıycam o diğer blogun adı ne diye, ben burayı sevdim :)

Sahne değişir,

perde kapanır he-he :)

yazmadın gitti bekliyorum ama ...

Bugünden sonranın, bugunden önceden, beslendiğini düşünen dümbelekk...

cüzzamlı melek dedi ki...

kendine dönmek çok iyi geliyo ama dikkat etmek lazım. alışkanlık yapıyo, başkalarına katlanamaz hale geliyosun:))

beenmaya dedi ki...

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif...
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü...
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin...
Yaşadıklarını kar sayma;
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna...

Ne kadar yaşarsan yaşa
Sevdiğin kadardır ömrün...
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki; ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi...

Sevdiğin kadar sevileceksin
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak...
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin...

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN.

CAN DÜNDAR

İzDüŞümLeR dedi ki...

Efsa'cım güzel sevdiğin müzikleri çalma listene ekle ,kırmızı şarap kadehin yanında bezelyenin bebeklikden itibaren fotolarını al kucağına onları karıştır.Ya da sana söylediği ve senin bize yazdığın o komikleri başka biriymişsin gibi oku.Ya da sana hazırladığı hediyeleri notları karıştır.Bence gri bulutları biraz olsun dağıtacakdır.

Seni daraltan neyse biran önce uçsun gitsin dağılsın.

Öpüyorum :)

Efsa dedi ki...

zaten bugunu keyiflendiren tek şey o şu an biliyor musun. hatta yarın ki hazırladıgım yazıya da bunu eklemiştim.

Zeugma dedi ki...

Yaşamda var olan şeylerin kimilerine ''es vermek'' gerekiyor gerçekten de.
Tıpkı bir müzik eserinde bile duraksandığı gibi.
Bu esnada da önceden es verilmişlere devam etmek kaydıyla...
İhmallerinin farkında olman güzel. Bu kez onlara kaldığın yerden devam o zaman...
Canın sıkılmasın, hayat bunun adı. Sağlıktan önemli bir şey yok.Var sandıklarımızın bir şekilde çaresi bulunur.
Sevgiyle...

Efsa dedi ki...

ah Zeugma sağlık elbette güzel ama bazen azimsizliğim beni boguyor. kendime kızyorum o anlarda.

Related Posts with Thumbnails

..